Hİzmetlerİmİz
Meditasyon

Mutlu Olmak için Meditasyon
Zihin Nedir?
Meditasyon Nedir ?
Meditasyonun Faydaları
Meditasyonu Anlamak
Astroloji Danışmanlığı

Mutlu Olmak İçin Meditasyon

Herkes mutlu olmak ister. Hayatta yaptığımız seçimlerin gerçek  amacı, gerçekten mutlu olmak, acı ve üzüntüden uzaklaşmaktır. Bir ilişkiden diğer bir ilişkiye, bir işten diğerine, bir şehirden diğerine gider, bizi eğlendireceğini düşündüğümüz elektronik aletlere para harcar, doğada zaman geçirir, sağlıklı besinlerle beslenir, yoga yapar,  bir sürü sipurituel teknikleri deneyimleyerek mutluluğu deneyimlemeye çalışırız. Mutlu olmayı istemenin yanlış bir tarafı yoktur. Asıl sorun, tüm bu aktivitelerin mutluluğun kaynağı olduğunu düşünmektir. Tüm bunlar başta mutlu olmamızı sağlasa da bir süre sonra bir şekilde mutluluk hissi yok olur.

Değişim doğal bir süreçtir. Tabiat, çevremiz, arkadaşlarımız sürekli değişim içindedir. Örneğin çikolata yemek başta bizi mutlu etse de bir oturuşta bir kilo çikolatayı yiyip bitirdiğimizde aynı mutluluğu hissedemeyebiliriz. Budist anlayışa göre mutluluk kalıcıdır ve herkesin kalıcı mutluluğu deneyimleme potansiyeli vardır. Mutluluğun asıl kaynağı zihnimizin içindedir. Mutluluk zihni anlamak ve onu dönüştürmekle ilgilidir.

Zihin Nedir?

Zihin fiziksel olmayan bir tür enerjidir. Önemli olan onu nasıl deneyimleyebileceğimizi bilmektir. Zihin, ormandaki ağaç ve dağların suda yansıması gibi net ve doğal olarak kendini yansıtır ve sürekli an ve an değişir. Durmadan akan ırmak gibidir. Düşünceler, duygular, algılar, hatıralar hepsi zihnimizi oluşturur. Zihni net olarak deneyimlememizi sağlayacak tek şey meditasyon yapmaktır. Meditasyon zihinsel bilincin bir faaliyetidir. Amaç, bilinci çok ince düzeyde uyandırarak gerçeği keşfetmek için zihni kullanmaktır.

Meditasyon Nedir ?

Meditasyon “aşina olma”,  "tanıdık olma" şeklinde tanımlanabilir. Meditasyonla herhangi bir nesne ve olaya odaklanır ve sezgilerimizi ve içimizdeki bilgeliği kullanarak gerçeği keşfederiz.  Birisi bize karşı saygısızca ve hak etmediğimiz bir şekilde davrandığında çok üzülür hatta öfkelenebiliriz. Üzgün ve öfkeli olmamızın sebebi negatif davranış ve duygulara aşina olmaktan kaynaklanmaktadır. Meditasyon yaparak negatif yerine daha fazla pozitife aşina olmayı, pozitifi daha kolay ve doğal olarak hayatımıza almayı öğrenerek bize karşı saygısızca davranan kişi karşısında daha sakin ve sabırlı olmayı ve daha fazla sevgi ve şevkatte kalmayı başarabiliriz. Meditasyonla en zorlu ve acı dolu deneyimlerde dahi nasıl mutlu olunabileceği keşfedip günün birinde kendimizi tatminsizlik, öfke, endişeden tamamen arınmış olarak buluruz.

Birçok farklı meditasyon tekniği vardır. Her bir tekniğin kendine özel işlevi ve faydası vardır. Meditasyon ile zihin transforme olur, daha fazla pozitif deneyimlenir. En güzel sonuçlar sessiz, sakin bir yerde yapılarak elde edilse de belli bir tecrübeden sonra gürültülü bir ortamda, iş yaparken, yürürken, otobüste giderken, yemek pişirirken dahi meditasyon yapmak mümkündür. Önemli olan zihni meditativ mertebeye getirebilmektir. Zihni dönüştürmek derece derece ilerleyen  yavaş bir süreçtir. Meditasyonu sürekli yaparak sabırla hayatımıza aldığımızda kısa sürede gerçek bizi tanır, daha az endişe, daha fazla pozitif ve rahatı deneyimler, nihai amacımız olan aydınlanmanın zeminini hazırlarız. Gerçekçi olmayan beklentilerimiz azalır, ilişkilerimiz düzelir, daha bozulmaz ve tatminkar, mutlu bir yaşamımız olur.

Meditasyonun Faydaları

Meditasyon'un temel amacı ruhsal dayanırlığınızı tanımanızı sağlayarak sizi kendi iç gücünüzle temasa geçirip günlük bedensel çalışmanızı insanlarla ilişkilerinizi ve genel olarakta hayatınızı zenginleştirmektedir.  Derin Meditasyon sırasında zihin, beden ve ruh arasında büyük bir uyum oluşur;  insan bu üç yönden de kendini  çok daha rahat ve iyi hisseder.

Meditasyon'un hedefi  tüm yetenek ve gücünüzün en yüksek kaynağıyla  bir diyalogu yürütmek
ve buradan da gücün evrensel  kaynağına bağlanmaktır. Bedeni ve zihni sakinleştirmek sorularınızı bekleyen yanıtlarla bağlantı kurmanıza yardımcı olur.

Meditasyon düzenli ve sürekli yapıldığı zaman tam olarak yararını ve amacınıza ulaşabilirsiniz. Sizi günlük yaşamın verdiği aşırı gerilim, stres, acı ve derin çatışma  hissinden arındırır ve kendinizi yeniden enerji ve ruhsal bakımdan güçlendirir.  Meditasyonun günlük bir alıştırma haline gelmesi
tüm zihnin ve dikkatin bir noktada yoğunlaşmasından kaynaklanan o rahatlatıcı sükunet ve dinginlik giderek daha çekici hale gelir. Giderek yüksek benliğinizi ve bilincinizi daha yakından tanır ve kabullenirsiniz. Yetenek ve güçlerimizi  daha yakından tanıdığımızda onlar bize kendi hayatımızla ve hayatımızın daha yüksek amacıyla ne yaptığımızla bağıntılı olarak hizmet ederler çünkü onlar bizi uyumumuza bağlarlar. 
Meditasyonun Bilinen Faydaları Şunlardır ;
•Zihnin berrak  ve odaklanmış olmasını sağlar.
.  Huzurlu bir zihni, öz saygıyı ve mutluluğu geliştirir.
• Hafızayı ve konsantrasyon gücünü artırır.
• Yaşamdaki zorlukları  soğukkanlılıkla karşılama imkanı verir.
• Potansiyelinizin tam olarak ortaya çıkmasını sağlar
• Düşüncelerinizi daha iyi kontrol edilir.
• Daha kolay karar almayı getirir.
• Uyku kalitesinde artış gözlenir  

Yukarıdaki bilgiler Kathleen Mcdonald'ın "How to Meditate" kitabından alınmıştır.
Ay içindeki meditasyon çalışmaları için
Randevu almak için lütfen bize ulaşın

Meditasyonu Anlamak

Aşağıdaki metin Dalai Lama’nın yazdığı Mutluluk Sanatı kitabından alınmıştır.
Zihnin Doğası Üzerine Meditasyon
Dalai Lama, bu çalışmanın amacı zihnimizin doğasını anlamaya ve onu hissetmeye başlamaktır “ diye başladı. En azından bir seviye kadar.  Genel olarak “ zihin” dediğimizde, soyut bir kavramdan bahsederiz. Zihnimiz hakkında doğrudan bir deneyimimiz yoktur. Örneğin, zihni tanımlamamız istendiğinde, sadece beyni göstermekle yetinmek zorunda kalabiliriz. Ya da zihni açıklamamız istendiğinde onun “bilme” kapasitesi olan “açık” ve kavramıyla ilgili” bir şey olduğunu söyleyebiliriz. Fakat, meditasyonlar yoluyla zihni doğrudan anlamadıkça bu tanımlar sadece soyut bir kavram olarak değil de doğrudan deneyimleme  yoluyla tanıyabilmek önemlidir. Bu çal amacı da zihnin beylik ya da geleneksel doğasını doğrudan hissetmek ya da kavramaktır; böylece zihnin “açıklık “ ve kavramayla ilgili” özelliklerinden bahsettiğinizde bu, soyut bir kavram olarak kalmayacak ve onu doğrudan deneyim yoluyla tanımlayabileceksiniz.
“Bu çalışma, bilinçli bir şekilde, tutarsız düşünceleri durdurmanıza ve giderek daha uzun süreler boyunca bu durumda kalmanıza yardımcı olur. Bu çalışmayı yaptığınızda bir süre sonra orada sanki hiçbir şey yokmuş hisseder bir boşluk duygusunu duyarsınız. Fakat devam ederseniz zihni temelinde yatan açıklık ve bilme özelliklerini anlamaya başlarsınız . Bu su dolu kristal bir bardağa benzetilebilir. Eğer su safsa, bardağın dibini görebilirsiniz; fakat gene de suyun orada olduğunu bilirsiniz.
“Bugün kavramsızlık üzerine bir meditasyon yapalım. Bu bir duygusuzluk ya da zihnin devreden çıkarılması durumu değildir. Gerçekte yapmanız gereken, öncelikle “ Kavramsal düşüncelerin olmadığı bir zihin durumunu koruyacağım “ kararını vermektir.. Bunu yapmak için şu yolu izleyeceksiniz.
“Genel olarak, zihnimiz daha çok maddi nesnelere doğru yönelir. Deneyim duygusunun ardından dikkat gelir. Duygusal ve kavramsal olarak üstün bir seviyede kalır. Diğer bir deyişle, farkındalığınızı normalde, fiziksel duyusal deneyimlere ve zihinsel kavramlara yöneliktir. Fakat bu çalışmada, yapmanız gereken, zihninizi içe çekmektir; onun duyusal nesnelerin peşinden gitmesine ya da dikkatinizi yönetmesine izin vermeyin. Aynı zamanda zihninizi bir tür duygusuzluk ya da şuursuzluk yaratacak kadar da içe yönlendirmeyin. Tam bir uyanıklık durumunu ve açık bir şuuru korumalısınız; sonra bilincinizin ne geçmişte olan şeylere ait keder dolu düşünceler ve kötü anılardan ne de geleceğe ait planlar, tahminler, korkular ve  umutlar gibi düşüncelerden etkilenmemelidir. Bunun yerine doğal ve belirli bir şekli olmayan bir durumda kalmalıdır.
“Bu, tıpkı çok hızlı akan bir nehir gibidir, o kadar hızlı akmaktadır ki nehir yatağını bile görememektesinizdir. Bununla beraber, eğer her iki yönden de yani suyun geldiği yönden ve aktığı yönden nehri durdurmanın bir yolunu bulursanız sakin bir su elde edersiniz. Bu, nehrin dibini gayet açıkça görmemizi sağlar. Benzer şekilde, zihninizin dış dünyadaki şeylerin peşinden gitmesini, tabii ki zihninizi tamamen  devre dışı bırakmadan , geçmiş ve gelecek hakkında düşünmesini durdurursanız ve o zaman bu düşünme  sürecinin oluşturduğu çalkantının altını görebilirsiniz. Burada bir sakinlik, bir zihin berraklığı vardır. Bunu gözlemlemeye ya da deneyimlemeye çalışmalısınız.
“Bu, ilk başta çok zor olabilir, o yüzden bunu şu anki toplantımızda yapmaya başlayalım. İlk başta, bilincin bu temek doğal durumunu deneyimlemeye başladığınızda, bunu bir tür “ yokluk” gibi yaşayabilirsiniz. Bunun nedeni, zihnimizi dış dünyadaki  nesnelere  göre anlamaya fazlasıyla alışmamızdır; dünyaya kendi kavramlarımız, imajlarımız ve benzeri şeyler yoluyla bakmaya eğilimliyizdir. Dikkatimizi dış dünyaya ait şeylerden çektiğinizde, sanki zihninizi hiç tanımıyormuş gibi olursunuz. Burada bir tür yokluk veya bir tür boşluk hissedersiniz. Gene de yavaş yavaş ilerledikçe ve buna alıştıkça bir berraklık, bir parlaklık farketmeye başlarsınız. Bu zihnin doğal durumunu kabul etmeye ve anlamaya başladınız demektir.
“ Gerçekten derin deneyimlerin çoğu bu tür bir zihinsel sakinliği temel alarak ilerlemek zorundadır “ sonra gülerek ekledi, “ Ah, sizi uyarmalıyım ki bu tür meditasyonlarda , üzerinde yoğunlaşılan özel bir şey olmadığı için uyuya kalma tehlikesi vardır.
“ Şimdi meditasyona başlayalım…,
“Başlamak  için öncelikle bir kaç kez soluk alıp verin ve dikkatinizi bu soluk alış verişler üzerinde yoğunlaştırın. Sadece soluk almanın ve vermenin ve sonra tekrar soluk almanın ve vermenin farkında varın. Bunu üç kez yapın. Sonra meditasyona başlayın.
Dalai Lama gözlüklerini çıkardı, ellerini kucağında kavuşturdu ve hareketsiz kalarak meditasyona başladı. Salonda tam bir sessizlik hüküm sürüyordu, bin beş yüz kişi içlerine dönmüştü, kendi özel dünyalarının yalnızlığına girmişler, düşüncelerini sakinleştirmeye ve belki de zihinlerinin gerçek doğasına bir göz atmaya çalışıyorlardı. Beş dakika sonra Dalai Lama yumuşak bir sesle ilahi söylemeye başladığında sessizlikte bir çatlak olduysa da bozulmadı. Sesi alçak ve melodikti, dinleyenlere meditasyonlarında nazikçe rehberlik etmekteydi.

O günkü toplantı bittiğinde, her zaman olduğu gibi Dalai Lama ellerini birleştirdi, sevgi ve saygı ile dinleyicilerin önünde eğildi, kalktı ve  çevresini saran kalabalık arasında yürüdü. Salondan ayrılırken elleri bitişikti ve eğilerek selamlamaya devam ediyordu. Bu yoğun kalabalık arasında ilerlerken o kadar eğiliyordu ki onların sadece bir kaç adım uzakta duran kişilerin onu görmeleri bile mümkün olmuyordu. Bir eller denizinin arasında kaybolmuş gibiydi. Belli bir mesafeden bakıldığında Dalai Lama geçerken kalabalıkta meydana gelen hareketten onun izlediği yolu keşfetmek mümkündü. Sanki görünür bir nesne olmayı kesmiş ve sadece hissedilen bir varlık haline gelmiş gibiydi.

Astroloji Danışmanlığı

Astroloji, gezegen ve yıldızların insanlar üzerindeki etkilerini tanımlayan bir semboller dilidir, insanların kendilerini ve başkalarını daha iyi tanımasına, anlayışının gelişmesine yardımcı olan, binlerce yıllık istatistik bilgilerine dayanan bilim dalıdır. Astroloji kader değildir, herşey insanın kendi elindedir. Astroloji dönemleri inceler, fırsat alanlarını, şanslı zamanları, doğum haritanızda sizi kısıtlayan, zorlayan alanları, gecikmeleri gösterir. Sonuçta nasıl hareket edeceğiniz, neler yapacağınız hepsi sizin iradeniz içindedir. Astroloji Burçlar, Gezegenler, Güneş, Ay ve Evler arasındaki ilişkilerin temeli üzerine kurulmuştur. İnsan yaşamındaki olaylar, gök cisimlerinin değişen hareketleri ile doğum anındaki pozisyonlarının karşılaştırılmasına göre şekillenir. Bir doğum haritasında, burçlar karakterleri temsil eder. Burçlar, ekliptik adı verilen ve dünyanın çevresini dolaştığı varsayılan bir halkanın bölümleridir. Hayata bakış açımızı, özümüzü simgeler. Evler, olayın meydana geldiği sahnedir. Hayat akışımızda ilgimizin hangi konulara yöneldiğini bildirir. Gezegenler ise, olayları harekete geçiren güçtür. Psikolojik yaklaşımlarımızı, isteklerimizi, motivasyonlarımızı gösterir. Astrolojiyi, gezegenler arasındaki açılar, bunların insanlar üzerinde etkilerini inceleyen ve yaşamımızı yönlendiren bir rehber harita olarak kullanabiliriz. Astroloji sayesinde, doğum haritasının yorumlanmasıyla insanın kişiliği, hayatı, keşfedilmemiş potansiyelleri, kökleşmiş alışkanlıkları, fiziksel problemleri, yetenekleri ve dinamizmi çok rahat tespit edilebilir. Astroloji, güçlü yanlarınızı geliştirmenizde, zayıflıklarınızın üstesinden gelmenizde, daha tatminkâr ilişkiler kurmanızda ve ilerletmenizde size yardımcı olacaktır. Astroloji danışmanlığında öncelikli olarak dogum haritasi üzerinden hayat karması ve hayattaki genel temalar daha sonrasinda ise önümüzdeki 1 yılın temaları hakkında bilgi verilir. Kararınızı verdiğinizde doğum tarihiniz, yeriniz ve doğum saatinizi iletmeniz sonrasında haritanız üzerinde çalışmaya başlayabiliriz

Randevu almak için lütfen bize ulaşın

 

Web Design: İdil Kumcuoğlu Logo Design: Hakan Gerlikhan Photo Credit: Kadir Çıtak
© 2008 Your Wish is Your Reality.
Bu sitede paylaşılan terapi ve yöntemler herhangi bir hastalık için tanı veya tedavi yerine geçmez. Her türlü sağlık probleminiz için lütfen önce doktorunuza danışınız. Web sitesindeki bilgilerin kullanımında tüm sorumluluk kullanıcıya aittir.